Hızla Yükselen E-Ticaret

E-Ticaret Neden Bu Kadar Önemli?

Giderek daha rekabetçi bir hale gelen e-ticaret dünyasında rekabette bir adım öne çıkmak, e-ticaret trendlerinin takip edilmesinden geçmektedir. Bir e-ticaret işletmesi ne kadar köklü ve başarısı şüphesiz hale gelmiş olursa olsun e-ticaret trendlerinin takip edilmediği noktada gerileme olasılığı çok yüksektir. E-ticaret dünyasında konumunuz ne olursa olsun trendleri takip edip, günümüz dünyasındaki uyumu yakalamadığınız sürece sıkıntılı bir konuma düşmeniz an meselesi olabilir. Dolayısıyla bir e-ticaret firması sahibinin aktif olarak e-ticaret trendlerini analiz etmesi ve benimsemesi büyük önem taşır. Bunu yaparak, e-ticaret dünyasında markanızı ileriye taşıyabilir ve rekabette öne geçebilirsiniz.

En İyi E-ticaret Trendleri 2021:

Bu yazımızda 2021’in en önemli e-ticaret trendlerini sizler için açıklayacağız. Bu trendler, e-ticaret geleceğinin nasıl şekilleneceğine dair size fikir sağlayabilecek ve markanızın hangi trendlere göre şekilleneceği konusunda bir yol haritası oluşturmanızı sağlayacaktır.

1. Çevrimiçi Satış Büyümesi Durdurulamaz

Günümüzde e-ticaret satışlarının sürekli olarak büyüme halinde olduğu ve bu büyümenin daima geçerli sebepleri olduğu çok açıktır. Dijital dünyada artık en popüler etkinlik, çevrimiçi alışveriştir. Bu popülarite araştırma verileriyle de desteklenmiştir. Küresel olarak e-ticaret satışları geçtiğimiz yıla oranla %26.7’lik bir artışla 4.891 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir (eMarketer, 2021). Buna ek olarak yıl sonunda toplam e-ticaret satışlarının 6.388 trilyon dolara ulaşması ön görülmektedir. Bu rakam 2019 yılının e-ticaret satış toplamının neredeyse iki katıdır.

Çevrimiçi alışverişin popülaritesi her ne kadar zirvede olsa da bu durum bölgeden bölgeye de değişiklik göstermektedir. E-ticaret markalarının artışı ile çevrimiçi alışveriş oranı doğru orantıda ilerlemektedir. Bu artışın elbette ki temel sebepleri söz konusudur. Öncelikle insanlara sağlanan çevrimiçi alışveriş konforunun bu artışı destekleyen en önemli öğelerden olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca çevrimiçi alışveriş yapanların artışını artık güvenilir ve gelişmiş web sitelerinde daha fazla görüyoruz. E-ticarette aslında yakın zamana kadar bile insanlar güvenilirlik noktasında tereddüt yaşıyorlardı. Bu durum, e-ticaret sitelerinin kullanıcı dostu haline gelmesi ve güvenilir web sitesi algısını karşı tarafa geçirmesi ile birlikte büyük oranda değişti. Elbette sağlanan tüm bu konforun yanında sürekli gelişen e-ticaret trendleri, kullanıcının kayıtsız kalmamasını sağladı. Böylece çevrimiçi satış büyümesi durdurulamaz bir hale geldi.

2. COVID-19 Sonrası E-ticaretin Geleceği

2020 yılında, e-ticaret trendleri üzerindeki en büyük etkilerden biri hiç şüphesiz ki COVID-19 olmuştur. Pandemiye karşı verilen mücadele kapsamında dünya çapında getirilen kısıtlamalar, kayda değer bir dönemde sokağa çıkma kısıtlamaları dolayısıyla mağaza kapanmalarını beraberinde getirmiştir. Hal böyle olunca çevrimiçi alışverişe yönelmek, aslında geleneksel tarzlardan vazgeçmeyen kişilerin bile ilk ve tek seçeneği haline gelmiştir. Bu dönemde ölçümlenmiş bir örnek olarak; bir e-ticaret devi olan Amazon’un servetinin 24 milyar dolarlık artışını verebiliriz. Çoğu uzmanın tahmini, Covid-19 ile birlikte gelen e-ticaret popülaritesinin yalnızca bu dönemle kısıtlı kalacak bir artış olmadığı, bunun kalıcı olacağı yönündedir. Bunun sebebini, insanların çevrimiçi alışverişin konforundan memnun olmaları olarak gösteriliyor. Bu memnuniyetin doğurduğu ön görülebilir sonuç ise çoğu dijital alışkanlık gibi çevrimiçi alışveriş davranışının da kalıcı hale geleceğidir.

Piyasa uzmanlarına göre e-ticaret sektörü, Covid-19 pandemisinden maksimum fayda sağlayan taraf olmuştur. %15 olan aktif çevrimiçi alışveriş oranının 2025 yılına kadar %25’e çıkması bekleniyor (MarketWatch, 2020). Bu durum, 5 yılda %67’lik ciddi bir artışı ifade ediyor. E-ticarete olumlu etki eden Covid-19 süreci, geleneksel bir şekilde, gerçek mekanda faaliyet gösteren mağazaları son derece olumsuz etkilemiş hatta bazıları için yıkıcı sonuçları beraberinde getirmiştir. Bu mağazaların da önümüzdeki 5 yıl içerisinde ciddi bir oranda kapanmalar gerçekleştireceği beklenmektedir.

3. Mobil Alışveriş Büyüyor

Son dönemde mobil ticaret büyümesi oldukça dikkat çekici bir orandadır. 2020 yılında mobil cihazlar aracılığıyla yapılan toplam satışlar 2.66 trilyon doları bulmuştur. Bu rakamın 2021 yılında, %18.8’lik bir artış ile 3.16 trilyon dolara çıkması ve 2022’de de 3.79 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir. Böyle rakamlar ve oranlar göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir noktadadır. Bu durumda markalar için, mobil müşterilere yönelik e-ticaret deneyimini zenginleştirmek ve bu deneyimi konforlu bir hale getirmek faydalı sonuçlar elde edebilecekleri fırsatlar olarak görülmelidir. Elbette buradaki e-ticaret büyümesinin önemli bir sebebi de mobil cihaz kullanımının giderek artış göstermesinden kaynaklanıyor. Çünkü günümüz tüketicisi çevrimiçi alışverişi gerçekleştirmenin yanı sıra satın alma kararını vermeden önce ön araştırma ve dijital bir alışveriş gezisi yapmak amacıyla mobil cihazlarını kullanmaktadır.

Kullanıcıların her an yanında olan mobil cihazlar e-ticarette fırsat adımı atmak için doğru bir araç olacaktır. E-ticaret sitenizde mobil kullanım için bir optimizasyon gerçekleştireceğiniz zaman çevrimiçi mağazanızın da mobil cihazlar için optimize edildiğinden mutlaka emin olmalısınız. Böylece sunduğunuz e-ticaret deneyimini çok daha geniş bir kitle için erişilebilir ve konforlu hale getirmiş olursunuz.

4. Genç Tüketiciler İş Ortamını Değiştirecek

Koronavirüs pandemisi sürecinde tüketicilerin yarısından fazlası çevrimiçi harcamalarını artırmıştır. Çevrimiçi alışveriş artışı elbette ki her yaştan tüketicide söz konusudur. Ancak bu değişikliğe köklü şekilde yol açan kesim şüphesiz genç nesildir. Yapılan anket sonuçlarına göre 18-34 yaş aralığındaki üç tüketiciden ikisinin (%67) pandemi öncesine kıyasla çevrimiçi alışverişe daha fazla harcama yaptığı görülmüştür (Shopify, 2020). Söz konusu büyüme, ileri yaşlar için daha yavaş ilerlemektedir. 35-54 yaş aralığındaki tüketicilerin çevrimiçi alışveriş artışı %57 oranındayken 55 yaş üzeri tüketicilerde bu oran %41’de kalmıştır. Bu sonuçlar, bir e-ticaret markası sahibine, ileriye dönük hedeflemeleri için genç nesli öncelik olarak almalarını söylemektedir. Peki genç nesli en doğru nerede hedefleyebilirsiniz? Bağımsız markalardan çevrimiçi alışveriş yapan gençlerin yarısından fazlası bu markaları sosyal medya aracılığıyla keşfediyor. O halde öncelik olarak hedeflediğiniz genç nesil için sosyal medya pazarlama aktivitelerinizi artırmak doğru tercih olacaktır. Elbette sosyal medyanın yanı sıra bir e-ticaret markası olarak dijitalde bütüncül ve uyumlu bir kimliğinizin de olması gerektiğini unutmamalısınız. Nereden başlayacağınızı ve hedef kitlenizi en doğru şekilde nasıl yakalayacağınızı doğru planlamak için bir dijital pazarlama ajansı ile çalışabilirsiniz.

5. E-ticarette Sosyal Medyanın Gelişen Rolü

Tıpkı dijital dünyanın genelinde var olan alışveriş artışı gibi sosyal medya aracılığıyla alışveriş yapan tüketicilerin sayısı da hızla artış göstermektedir. Facebook’ta “satın al” ve Instagram’da “check out” butonlarının aktifleştirilmesiyle beraber sosyal medya e-ticaret dünyasının önemli bir oyuncusu haline gelmiştir. Hepimizin hayatının ortasına yerleşmiş olan sosyal medya elbette ki satın alma alışkanlıklarının yanı sıra tüm davranış kalıplarını neredeyse kökünden değiştirecek güce sahip hale geldi. Bu noktada markalar, bütün bu doneleri bir fırsat haline çevirerek sosyal medyadaki konumlarını iyileştirme ve hedef kitlenin keşfi haline gelme planlamalarını doğru şekilde yapmalılar. Tüketiciler sosyal medyada farklı mecra tercihi eğiliminde olabilirler. Bu eğilimi doğru keşfetmek ve markanızın hedeflediği kitleyi hangi sosyal medya mecrasında bulacağınızı doğru tespit etmelisiniz. Aksi takdirde e-ticaret trendlerine en uyumlu marka bile olsanız sizin için doğru kitle tarafından keşfedilmezsiniz.

Hedeflemediğiniz bir kitle tarafından keşfedilmekte işinize yaramayacak bir bilinirlik ve satış getirmeyecek bir keşif anlamına gelir. Markanızla uyumlu hedef kitleye sahip olduğunu düşündüğünüz bir Instagram fenomeni ile çalışmak yani influencer marketing tercih etmek iyi bir fikir olabilir. Buna ek olarak, Shopify gibi platformları sosyal medya hesaplarınıza bağlayabilirsiniz. Bu sayede kullanıcınıza sosyal medya hesabınız aracılığıyla mağazanızdan alışveriş yapma konforu sağlamış olursunuz. Son dönem sosyal medya trendlerinin bir numarası haline gelen Tiktok, elbette ki e-ticaret trendleri arasında da zirve yarışında. Dolayısıyla, doğru hamle ve uyumlulukla yapılacak bir Tiktok tercihi e-ticaret markanız için kayda değer etkiler sağlayabilir. Tiktok’ta da profillere “alışveriş yapılabilir” bağlantılar eklenebilmekte ve bağlantıya tıklayan kullanıcılar siteden ayrılmadan uygulama içerisindeki URL’ye yönlendirilebilmektedir.

Sosyal medya dijital dünyada kullanıcıların hayatındaki yerini bu seviyede korumaya devam ettiği sürece e-ticaret pazarlama planlarının içerisinde mutlaka yer almalıdır. Doğru hamleler ile fırsat haline getirilmelidir. Doğru keşfedilmek ve bu keşfin size faydalı bir dönüşüm sağlaması için iyi bir planlama yapmak istiyorsanız bir sosyal medya ajansı ile çalışabilirsiniz. Bu sayede, e-ticaret trendleri ile aksiyon alarak maksimum bir dönüşüm için en faydalı bütçeyi nasıl harcayacağınız konusunda da yol haritanızı oluşturabilirsiniz.

6. Çevresel Konular ve Alıcılara Etkileri

Günümüzde tüketiciler, çevre konusunda çok daha bilinçli hale gelmiş durumdalar. Ekolojik sistemin gidişatına bakıldığında tüketicilerin bilinç seviyesinin artması aslında son derece haklı bir gelişimdir. Çevresel anlamda bilinçlenen ve hassas hale gelen tüketici, dolayısıyla karşısında bu anlamda harekete geçmiş markalar görmek istiyor. Bu konuda yapılan araştırma, 10 dijital tüketiciden 4’ünün çevresel bilincin satın alma kararlarını etkilediğini belirtmiştir (GlobalWebIndex2020). Bir e-ticaret firması olarak daha sürdülebilir uygulamalarla tüketicinizin karşısına çıkmak bu anlamda atılacak en doğru adım olacaktır. Çevreye duyarlı bir e-ticaret markası olmak, ürün tedariğini de bu uygunlukta kuruluşlardan yapmak demektir. Özellikle Y kuşağı, çevreci tüketimin yolunu giderek açmakta ve onu zirveye doğru götürmektedir. Dolayısıyla, geniş yaş aralıklarına da etki eden bu istek, markaların çevreye duyarlı hale gelmesi talebini giderek artırmaktadır. Yaşadığı evrenden sorumlu hisseden bir tüketicinin karşısına çevre dostu olan bir marka olarak çıkma durumu tercihten çok zorunluluk haline gelmiş durumdadır.

7. Bağımsız İşletmelerden Alışveriş Yapma İsteği

Günümüz tüketicisi, çevrimiçi alışveriş davranışını artırmakla sınırlı kalmayıp alışveriş alışkanlıkları ve marka tercihlerini de değiştirir hale gelmişlerdir. Sürdürülebilirlik ve çevresel duyarlılığın yanı sıra tüketici bağımsız işletmelerden çevrimiçi alışveriş yapmaya da giderek açık hale geliyor. Dijital tüketicilerin yarısından fazlası (%57) yeni markalardan alışveriş yapmaya istekli olduğunu belirtmişlerdir (Shopify, 2020). Elbette ki bu artışta Covid-19 pandemisinin rolü oldukça büyüktür. Bağımsız işletmelerden alışveriş yapan tüketicilerin %37’si, Covid19’dan öncesine kıyasla bunu daha fazla yaptıklarını söylemişlerdir. Tüketicilerin bağımsız markaları tercih etmelerin başlıca sebepleri; girişimciliğe destek olmak, özgün ürünlere ilgi duymak (%33), iyi bir müşteri hizmeti deneyimlemek (%31) olarak belirtilmiştir.

8. Artırılmış Gerçeklik, Alışveriş Yapma Şeklimizi Değiştiriyor

E-ticaret trendleri arasına görece yeni katılan ve alışveriş şeklinin evrilmesini sağlayan artırılmış gerçeklik teknolojisinin 2022 yılına kadar 120.000’den fazla mağazada aktif olarak kullanılması ön görülmektedir (Prnewswire, 2018). Çevrimiçi alışveriş hayatımıza girdiğinden beri belki de hiç değişmeyen endişe, ürünü canlı canlı görememek ve deneme şansı elde edememektir. Artırılmış gerçeklik teknolojisi, tam da bu eksiği kapatmak için ortaya çıkmış bir pazarlama yöntemidir. Kullanıcılar, artırılmış gerçeklik sayesinde satın almak istedikleri ürünü daha iyi görselleştirebilecek ve mağaza deneyimini büyük ölçüde elde edebilecekler. Çevrimiçi tüketici için büyük bir hizmet sağlayacak olan bu teknoloji, sunulan ürünün kişilerin taleplerini ne ölçüde karşılayacağına dair etkili fikirler verecek. Bunun yanı sıra, tüketici için daha kişiselleştirilmiş bir deneyim ile daha konforlu bir çevrimiçi alışveriş sunulabilecek.

9. Gelecek Kişiselleştirmede

Kişiselleştirilmiş bir çevrimiçi alışveriş deneyimi, tüketicinin %50’den fazlası için önemli bir rol oynamaktadır (Bazaarvoice, 2018). Bunun yanı sıra pazarlamacıların %74’ü, kişiselleştirmenin değişen müşteri ilişkileri üzerinde güçlü bir etkisi olduğuna inanmaktadır. Çevrimiçi tüketiciler, ihtiyaç veya istek duydukları ürünleri bulmak için yardım almaktan hoşlandığı için kişiselleştirilmiş bir deneyimi son derece önemli bulurlar. Dolayısıyla çevrimiçi alışverişi kişiselleştirmek müşterinizi memnun etmenin anahtarı olabilir. Bir e-ticaret trendlerinin en önemli oyuncularından olan kişiselleştirme için artık e-ticaret markaları ciddi yatırımlar yapmaktadır. Örneğin, e-posta yoluyla kurulan iletişimin kişileştirilmesi ilgili tüketici grubuna doğru bilgileri sağlamayı içerdiğinden atılacak doğru bir adımdır.

Tüketici ile kişiselleştirilmiş bir iletişim kurmak, ilgili indirim bilgilendirmesini yapmak, video iletişimini tercih etmek müşterilerinize daha iyi bir alışveriş deneyimi sunmanızın yanında tüketici-marka ilişkisini güçlendirmek için de etkili tercihlerdir. Bu tercihleri doğru mecra ile doğru zamanda nasıl yapacağınız bir soru işareti olmaktan öteye gidemiyor ya da sürecinizi daha profesyonel bir planlama hızlandırmak istiyorsanız bir e-ticaret ajansı ile çalışmak iyi bir fikir olabilir.

10. Görsel Ticaret Yükselişte

E-ticaret, dijital dönüşüm anlamında en etkili zirvesini yaşıyor bile olsa tüketiciye fiziksel mağaza deneyimi sunamıyor olmak daima zorlayıcı bir etkendir. Çevrimiçi alışverişte fiziksel olarak deneyimleyemediği bir ürünü satma zorunluluğu görsel ticareti devreye sokmuştur. Görsel ticaret, sıradan ve alışık olunan görsellerin yeni neslidir. Bir e-ticaret markasının ürününü pazarlaması için yalnızca ürün fotoğraflarını kullanmanın ötesindedir. Görsel ticaret, tüketici tarafından oluşturulan görsel, etkileşimli içerik ve ilgi çekici videolarla birlikte diğer görsel teknolojilerden yararlanarak dijital pazarlamayı daha etkili bir boyuta taşımaktadır.

Sonuç Olarak;

Teknolojideki ilerleme ve tüketici kimliğinin evrilmesiyle birlikte e-ticaret trendleri, sürekli bir artış halinde olup bu artışı yakalayıp uyum sağladığınız sürece e-ticaret markanızı başarıya götürecek cinsten bir yol haritası elde etmiş oluyorsunuz. E-ticaret trendleri arasından hangisini benimsemeye ve buna yönelik bir planlama yapmaya karar verirseniz amacınız daima tüketicinizin alışveriş deneyimini iyileştirmek ve hedef kitlenizi genişletmek olsun. Bütün bunları yaparken markanızla benimsediğiniz trendi uyumlu hale getirmeyi asla unutmayın. Elbette ki e-ticaret trendlerinin daima gelişimde olduğunu aklınızda tutarak yeni eklenecek trendlerle pazarlama tarzınızı harmanlayarak devam etmeniz dijitalde başarılı bir bilinirlik ve dönüşüm yakalayacağınız anlamını verir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir